Dark

Light

Dark

Light

Scroll to top
İletişime Geçelim
4. Levent, İstanbul
iletisim@oguzerdogan.com
Skype: obadus
İş Teklifleri
work@oguzerdogan.com

Dijital Ayak İzleri

Yorgun ve sıkılmış bir şekilde üfleyerek cebindeki telefonunu çıkarttı Derin. İşten çıkmıştı ve tek istediği evine gitmekti.

Google Maps’ten otobüsünün gelmesine henüz 8 dakika olduğunu öğrendi. Hazır telefonunu eline alabilmişken, Instagram’a girdi ve bildirimlerini kontrol etti. Birden arkadaş tavsiyelerindeki kişiye kaydı gözü. Lisedeyken diğer sınıftaki okulun popi çocuğu Meriç değil miydi bu? Şaşırmıştı, yıllar sonra bu ne tesadüf dedi.

O kadar yoğun bir gün geçirmişti ki telefonu bildirimlerle dolmuştu. Yapı Kredi her zamanki gibi onaylı kredisini bir an önce Derin’e verebilmek için yanıp tutuşuyordu adeta. Derin günün raporlarını yetiştirmeye çalışırken, Yemeksepeti pizza ve kola kampanyasını bildirmişti. Sahi önceden ne kadar çok pizza siparişi verirdi, yaklaşık bir aydır pizza yemiyordu.

source : pexels.com

Şöyle bir düşündü ” Çok yorgunum acaba akşam dışarıdan mı söylesem ? ” Mesai çıkışıydı ve etraf evine yetişmeye çalışan insanlardan, arabalardan geçilmiyordu kafası şişmişti. Kulaklığını alıp Spotify’ı açtı ne dinleyeceğini düşünürken Spotify’ın Derin’e has hazırladığı listelere gitti parmağı. Nasıl bu kadar iyi listeler çıkarabiliyordu karşısına, eski sevgilisi bile bu konuda Spotify kadar iyi değildi.

Otobüsü gelmişti, yolda giderken internetten bir şeyler bakmayı seviyordu, birden gözüne bir ayakkabı reklamı takıldı hem de %40 indirimdeydi yine de biraz pahalı gibiydi. Fakat bu ihtiyacı olduğu gerçeğini değiştirmiyordu, hatta ayakkabıya en çok ihtiyacı olduğu zamanlardı. Son bir kaç günkü otobüs aktivitesini n11’deki ayakkabıları inceleyerek geçirmişti. Acaba doğru zaman bu muydu? Evet o an buydu, telaşla ayakkabının siparişi verdi. Sınırlı sayıda kalmıştı çünkü bu indirimi kaçıramazdı. Garip bir mutluluk oluştu yüzünde. Kart bilgilerini de onayladı, keyfi yerine gelmişti artık.

Kendisini şımartmalıydı bugün eve varmasına az kalmıştı, eğer şimdi sipariş verse pizzası daha Netflixini açmadan önünde olabilirdi, hemen pizza siparişini verdi. Yemeksepeti pizzanın yanında iyi gideceğini düşünmüş ola ki en sevdiği tatlı, sufleyi de %20 indirimle Derin’e vermek istiyordu. Sanki bugünü birileri Derin için özel kılıyordu o kadar mutluydu ki aklına takılan tek şey acaba pizzasını yerken ne izleyeceğiydi ? True Dedective’i yeni bitirmişti.

Aman dedi ” Onu da mı ben düşüneyim Netflix en iyisini bilir…”


Verinin Dünyasına ve Yapay Zekaya hoşgeldin Derin. Sanırım sana da Derin dememde bir sakınca yoktur. Çünkü hepimiz Derinin o anlarına bir şekilde maruz kaldık ve kalmaya da devam ediyoruz. Şüphesiz bazı zamanlar işimize gelmiyor da değildir. Fakat şöyle bir düşünelim. Derin 15 dakikalık otobüs yolculuğunda aslında neler ile karşılaştı ?

Google’ın otobüsün gelme süresini çok az bir hatayla göstermesi, Instagram’ın doğru arkadaş tavsiyesi, Yapı Kredinin; bir iş sahibi olan, otobüste pizza ve ayakkabı siparişi verebilecek ekonomik seviyedeki bir bireye ön onaylı kredi bildirimi, uzun süredir yapmadığı bir alışkanlığını ona hatırlatan Yemek Sepeti, bu zamana kadar her dinlenen şarkıyı hafızasında saklayan Spotify’ın

Buraya dikkat çekmek istiyorum.

Bu zamana kadar her dinlenen şarkıyı hafızasında saklayan

Evet bu kadar doğru ve yerinde tahminlerin en basit ve ana açıklaması bu. Hareketlerimiz takip ediliyor ve kayıt altına alınıyor. Büyük şirketler günlük yaşantımızda farkında olmadan bıraktığımız dijital ayak izlerimiz için servetler ödeyebilecek durumdalar. Google, Facebook, Netflix, Uber ve daha bir sürü şirket bu konularla çok yakından ilgileniyor. Hepimiz verinin dünyasına hoşgeldik!

İşte Bunlar Hep Yapay Zeka

Spotify

Neredeyse hepimizin müzik dinlerken kullandığı Spotify’ı inceleyelim. Kitaplığınızın en üstünde “Senin için hazırlandı” kısmına girelim ve neler olduğuna bakalım. Spotifty bana yıl bazlı en sevdiğim şarkıları gösteriyor sene 2016. Muhtemelen daha önceki yıllarda Spotify’ı keşfetsem o senelerde orada olabilirdi. Spotify en başından beri dinlediğim tüm şarkıların bilgisine sahip.

Birlikte düşünelim. Uzun süredir tanıdığınız bir arkadaşımıza mı hediye alırken zorlanırız yoksa, henüz çiçeği burnunda olan ilişkimizdeki flörtümüze mi? Arkadaşımızı uzun süredir tanıyoruz, nelerden hoşlandığını, neleri sevmediğini beraber tecrübe edindik veya ondan öğrendik. Flörtümüze gelelim henüz 1 aylık ilişkimiz olsun ve doğum gününde ona güzel bir hediye alacağız. Ne almalıyız, ne alırsak çok fazla sevinir, hoşlanmadığı bir şey alma ihtimalimiz var. Keşke onu daha fazla tanıyabilseydik !

Bahsetmek istediğim şey şu; burada bilginin boyutu ve detaylar büyük öneme sahip oluyor. Spotify’ın bana bu kadar yerinde tavsiyeler verebilmesinin arkasında yatan şey tam olarak bu. Dinlediğim şarkıları kaydediyor, dinlediğim şarkıları kategorilendiriyor ve ona göre bana tavsiyelerde bulunuyor. Eğer ben yeni bir Spotify hesabında bunu denemiş olsaydım bu kadar iyi tavsiyeler gelmeyecekti çünkü onun beni tanımasına fırsat vermedim. Bu tavsiye özelliği benim çok hoşuma giden bir şey bu sayede sıkılmadan günün sonuna kadar şarkı dinleyebilirim. Listemdeki müzikler bitse bile ona benzer kategorideki benim sevebileceğim şarkıları çalmaya devam ediyor.

Netflix

Source : pexels.com

Dünyada fırtınalar estirdiği zamanlar. Türkiye’de bile herkesin dilinde. Özellikle de bu pandemi sürecinde. Üye olduktan sonra Netflix size hangi dizileri izlediğinizi soruyor ve sonrasında bingo !

İzlediğiniz dizilere benzer yeni içerikler.

Bir diziyi sevdiğiniz nasıl anlaşılır? Bence eğer bir diziyi seviyorsam tüm bölümlerini izlemişimdir. 100 kişilik bir örneklemde olduğumuzu düşünelim. Benim gibi birbirine benzer a ve b dizilerinin tüm bölümlerini izleyen 90 kişi olsa. a dizisinin tüm bölümlerini izleyen yani a dizisini sevdiğini bildiğimiz bu 10 kişiye b dizisini önermemiz durumunda sevmeme ihtimalleri çok az olacaktır ya da önerebileceğimiz herhangi bir diziden çok daha fazla sevme ihtimali olacaktır. Bu kadar basit olmasa da Netflixin yaptığı şeyin kısa bir özeti de bu diyebiliriz. Daha fazla detaya buradan ulaşabilirsiniz.

Google

Gelin bir de cebimizi zora sokan bir durumu inceleyelim. Eminim ki bu durum Derin gibi hepimizin başına gelmiştir.

Bir süre tableau ile ilgili araştırma yapmıştım ve sonrasında önüme çıkan google adsense reklamı.

Derin ayakkabı almak için bir haftadır internette fiyat araştırması yapıyordu.Derin ayakkabı almak için bir haftadır internette fiyat araştırması yapıyordu. İş çıkışında bu sefer hiç aklında bile olmayan bir zamanda karşısına çıkan şey garipti. Büyük bir indirimde olan ayakkabı fırsatı!

Ne tesadüf ama değil mi?

Maalesef ki tesadüf değil, internette gezinirken bıraktığımız ” dijital ayak izlerimiz ” çerez olarak Google Adsense tarafından kullanılıyor ve sitelerinde reklam gösteren sayfalarda bizim tarayıcı çerezlerimize (gezdiğimiz sayfalar, yapılan aramalar ) göre içerikler bulunuyor.

Sizce son zamanlardaki tüketim çılgınlığını buna bağlayabilir miyiz?

Source: The Economist | Regulating the internet giants.

Son zamanlarda dünyadaki en değerli kaynak sanırım petroldü. Bu yüzden ne savaşlar gördük. Derin evine giderken bir miktar petrol harcandı evet fakat o yolculukta sadece Derin’in kullanıcı verisi sayesinde kaç şirket kazanç sağladı ?

Dünyanın en değerli kaynağı artık petrol değil veridir!

The Economıst

The Economist’in 2017 yılında yayınladığı bir makalesinde Türkçe çevirisiyle aynen böyle yazıyor. Etrafımdaki olayları gözlemleyip yorumladığım andan beri artık ben de bu fikirdeyim.

Tarafını Seç

Peki bu yeni dünyada biz hangi tarafta olacağız ? Dijital ayak izlerini kullanıp bunlardan sonuçlar ve ürünler çıkartan tarafta mı? Yoksa bir otobüs yolculuğunda hiç aklımızda bile değilken bir anda pizza siparişi veren tarafta mı ? Aslında sistem bizi 2. tarafa otomatik olarak itiyor fakat eminim ki artık o siparişi vermek zorunda kalsak da bunun bir tesadüf olmadığını biliyoruz !

Ama ben oyunun 1. tarafında olmak isteyenlerdenim ve bu yüzden kariyerimi Veri Bilimi ve Yapay Zeka alanında şekillendirme kararı aldım.

Bu yoldaki adımlarımı, bulduğum kaynakları, aldığım notları bu yazı serisinde paylaşacağım. Eğer sizde Veri Bilimi ve Makine Öğrenmesi alanına meraklı iseniz umarım sizlere faydalı içerikler üretebilirim ve oyunun bu tarafındaki kısmında birlikte güzel ayak izleri bırakabiliriz.

Serimin bir sonraki yazısında Veri Bilimi başlangıcı hakkında neler yaptım, kısa sürede neleri tecrübe edindim, neleri yapmamalıydım ve bir çaylak en iyi nasıl öğrenebilir sorularının cevaplarını beraber arayacağız.

Ayrıca bir kaynak ortamı da oluşturmayı düşünüyorum. Bu sayede benim 2 aylık sürecimde deneyimlediğim internetteki ücretsiz ve güzel içeriklere ulaşabileceksiniz.

Sizlerin de bahsetmek istediği şirketlerin uyguladığı yapay zeka projelerini yorumda belirtebilirsiniz. Hepinize sağlıklı ve güzel günler diliyorum, gelecek yazımda görüşmek üzere !

Author avatar
Oğuz
https://www.oguzerdogan.com
Merhaba ben Oğuz. Kişisel web siteme hoşgeldin. Burada Veri Bilimi & Makine Öğrenmesi çalışmalarımı paylaşıyorum.

Post a comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Size en iyi deneyimi sunabilmek için çerezleri kullanıyoruz.